1 Mayıs 2008 Perşembe

RESULLULLAH'IN EVLİLİKLERİ

“Peygamber Hz Hatice ile zenginliği için, diğer kadınlarla da nefsi için evlenmiş” iddiasına cevap?
Hatice validemiz daha önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı. Çocukları vardı. Hatice validemizin vefat ettiğinde peygamberimiz büyük bir yas tuttu. Hatta o sene “hüzün yılı” ilan edildi ve müslümanlar arasında hep bu şekilde anıldı. Resulullah onun vefatından sonra üç sene daha evlenmedi. Gelen teklifleri ve tavsiyeleri geri çeviriyordu. Ondan başkasını eş olarak hayatına sokmak istemiyordu. Annemizi hep hayır ve özlem ile yad ediyordu.
Peygamberimiz, Hatice validemizin vefatından üç sene sonra evlenirken şöyle demiştir: "Beni affet Hatice'm, Allah'ın emri olmasaydı evlenmezdim" Evet Peygamberimiz, Hatice validemizin vefatından üç sene sonra Allah'ın emri ile evlenmeye başlamıştır. Hatta Hatice validemiz ihtiyarlayınca Peygamber Efendimize; "Ya Resulullah, ben ihtiyarladım, sen daha gençsin, evlen" dediği zaman, Peygamberimiz; "Ya Hatice bir daha böyle konuşursan sana gücenirim" demiştir. Peygamberimiz (s.a.s.)'de ondan son derece memnundu. O devirde çok evlilik âdet olduğu ve bir çok teklifler aldığı ve aralarında yaş farkı da bulunduğu halde, onun üzerine evlenmedi; ölümünden sonra da onu hep hayırla andı.
Şimdi tarafsız olarak ve aklı selimle düşünecek olursak, Peygamberimiz Mekke şehrinde hatta bütün dünyada en güzel, yani yakışıklı iken, bütün halk tarafından "el-emin" insan olarak telakki edilirken, niçin kendisinden onbeş yaş büyük, hatta iki defa evlilik geçirmiş bir kadın olan Hatice validemizle evlendi? Eğer "Hz.Hatice zengindi de ondan evlendi" denilirse, biz de deriz ki: Hatice validemizle evlendikten kısa bir zaman sonra bütün mallarını fakirlere dağıtmışlardı. Zenginliği için evlenen malların hepsini dağıtır mıydı? Nefsi için evlense, kendisinden onbeş yaş büyük olan Hatice validemizle evlenir miydi?
Fakat örtünme ayetleri gelmişti. Kadınların eğitimi ve özel meseleleri ile ilgili olarak örnek alınacak muallimeler ve müminelerin olması şarttı. Hz Aişe’yi en yakın arkadaşuı olan Hz Ebubekir’in ısrarı ve Allah’ın emrini bu yönde bildirmesi üzerine o zamanın örf ve adetlerine uygun olarak küçük yaşta alıp eğitti. Onun arkadaşlarıyla olan oyunlarına katılıyor, eğlencelere götürüyor ve ibadet ile ahlakın inceliklerini öğretiyordu. Hz Aişe de Hz Resul de her fırsatta birbirlerine olan sevgi ve muhabbetlerini dile getiriyor, iltifatlar ediyordu. Öyle ki sanılanın aksine Allah resulu sık sık ashabı Hz Aişe’nin iyiliğinden ve ona sevgisinden bahsederdi. Hz Aişenin ise Allah resulune olan sonsuz bağlılık ve aşkını anlatan yüzlerce hadisi islam literatüründeki yerini almıştır.
Allah resulunun diğer evlilikleri hiçbir erkeğin istemeyeceği cinstendir. Eşlerinin neredeyse tamamı ya dul, ya çocuklu yada yaşlıdır. Özellikle kocası tarafından müslüman olduğu için boşanan ve eziyet gören kadınlar ve islama yaklaştırılması için diğer kabilelerden kadınlar ile evlenmişti.

Açıktır ki nefsani olan bir insan eşlerinin tamamını genç ve güzel olanlardan seçerdi.

Allah resulu savaşlarda galip gelip ganimaet elde etitğinde eşleri ondan ziynetler istemişti. Diyorlardı ki “neden bizlerin diğer devletlerin melikleri gibi zenginlikleri ve mücevherleri yok”.

Allah resulu tüm malı fakirlere ve islama ısındırmak istediklerine dağıtıyordu. BU yüzen eşlerinin istekleri kendisini çok üzdü. Bu yüzden Allah’ın Kuran’da verdiği izinle onlara eğer dünyayı istiyorlarsa istedikleri kadar zenginliği verip boşamayı teklif etti. Ayrıca kendisi yaşlandığı için eşleriyle ilgilenmek onun için bir külfet, aralarındak çekişmeleri idare etmek bir sorun haline geliyordu. Gecelri ibadet etmek için sık sık izin istiyor ve saatlerce gözyaşları içinde namaz kılıyor, peşi sıra oruçlar tutuyordu.

Her aklı selim insan bilir ve tarihi inceleyerek görür ki; nefsi için evlilikler yapan devlet sultanlarının haremleri ortadadır. Allah resulunun hayatının son birkaç yılında yaptığı sıkıntı veren evlilikler ortadadır. Her akıllı ve vicdan sahibi gayri müslüm insan Allah resulune nefisperest iftirasını atarken vicdanı iki büklüm olmalı, yeniden düşünmelidir.

İslam düşmanlarının taraflı ve bir kısmını öreterek aktardığı bilgilerle karar veren kimse doğru karar veremez. Fakat yaşanılan dönemin toplumsal özelliklerini öğrenerek detaylı bilgiyi edinen kimse ancak doğru bir bilgiye ulaşabilir.

İslamda ki çok evlilik ( dörde kadar ) izni ise ancak bir genişlik ve özgürlüktür hayatı kolaylaştırmak için. Hiçbir kadın istemezse birinin 2. veya 3. 4. eşi olmaz, zorlanamaz ve istemediği kimseye verilemez. Kadın evlenirken dilerse benden başkası ile evlenmeyeceksin diyerek şart koşabilir. Bu şartın bozulması hem boşanma hem de tazminat nedeni olabilir. İslam dinin de hem evlenirken dilediği kadar hem de boşanırken hakimin uygun gördüğü kadar servet verilir. Kadın dilerse mehrin bir kısmından vazgeçebilir.

Erkeklerin dört eş edinebilmesi erkekten çok kadınları koruyucu bir izindir. Öyle arzulanan, zengin ve yakışıklı erkekler vardır ki; kadınlardan onun birkaç eşinden biri olmak isteyen çıkabilir. Bir kadın fakir ve çirkin olan filanca adamın tek eşi olmaktansa zengin ve yakışıklı olan ikinci eşi olmayı tercih ederim diyebilir. Bu sadece bir izindir. Erkeklere ise bir kadın ne kadar güzel ve zengin olursa olsun ikinci ve üçüncü eşi olmak yasaklanmıştır. Hem yaratılış hem de doğan çocukların kimliği gibi meseleler yüzünden bir kadının birkaç erkekle evlenmesi yasaklanmıştır.

Yapılan psikolojik testlerde kadınların birden çok sevgili sahibi olmayı hoş görmedikleri, fakat erkekler için durumun daha esnek olduğu görülmüştür. Kuran’da tek eşliliği tavsiye eder.

Hiç yorum yok: